İdris ÖZYOL
Köşe Yazarı
İdris ÖZYOL
 

Çocuklar siyaset mezesi değildir

İdris Özyol- Çocuklar bir toplumun, bir ülkenin ortak malı, ortak umudu, ortak geleceğidir. Siyaset, ideoloji, kavga, gürültü üstüdürler. O nedenle çocukların eğitimi, sağlığı, korunması, güvenliği toplum adına devlet denilen ortak mekanizma tarafından üstlenilir. Devlet, çocuğun dünyasına herhangi bir tarafın mensubu gibi dalamaz, öyle şekillendiremez, bu amaçla kullanamaz. Genel çerçeve böyle. Fakat tarihte bunun tam tersi örnekler en acı şekilde yaşandı, yaşanıyor. Örneğin Hitler Almanya’sının son günlerinde eline silah tutuşturulan çocuklar faşist rejimi korumak için Berlin sokaklarına sürüldü. Keza Afrika’nın kimi bölgelerindeki kanlı çatışmalarda kullanılan çocuk askerler dünyanın büyük bir ayıbı olarak gözümüzün önünde duruyor. Tahrip edilmiş, parçalanmış, yıkanmış çocuk bilincinden, oyun dünyasından üretilen kurşun askerler zalimlerin, fanatiklerin, psikopatların küçük silahlarına dönüştürülüyor. Sevimli ölüm makinaları… ‘Göster bakalım Kemal Amca’na’ Aklı başında siyaset çocuğu bir politik figür, bir megafon, rakiplerine saldırttığı bir misket bombası olarak asla kullanmaz. Çünkü insanlığa, insan olmaya aykırı ve son derece tehlikeli bir çabadır bu. Bütün bunları Trabzon’daki mitingde bir çocuğun sahneye çıkartılıp CHP liderine küfür ettirilmesiyle ilgili söylüyorum. “Hadi çocuğum, göster bakalım pipini Kemal Amca’na” müptezelliğinin siyaset arenasına taşınmış halinden başka bir şey değil bu yapılan. Bir babanın diğerine hava atması için oturma odalarında yaşanan bu saçma sapan gelenek, güya kerli felli adamların, devleti yönettiği varsayılan tiplerin, siyasetçilerin önüne taşındığı ve yandaş kitleyi eğlendirmek, coşturmak amacıyla kullanıldığı zaman aslında bir teröre dönüşüyor. Öncelikle çocuğun bilincini yağmalayan bir terör… İkinci olarak da, kitleler üzerinde çocuk diliyle oluşturulmaya çalışılan bir algı, bir yıldırma çabası. Deniliyor ki; “Bakın çocuklar bile size hain diyor. Siz hainsiniz. Kendinize çekidüzen verin, yoksa çocukları dahi üzerinize salarız”.  Bunun adı ‘çocuk istismarı’dır Terör kavramı, genellikle şiddet eylemleriyle sınırlandırılmış, böyle bir anlamın içine hapsedilmiştir.  Meselenin bütününü görmememiz, marjinal yapılara odaklanıp, daha organize, daha kapsamlı, daha derin yüzünü saklamak, gerçek terörün ne olduğunu ve aslında kimler tarafından kullanıldığını gizlemek için başvurulan bir yöntem bu. İşin mantığı, sermayenin, egemenin ve onun hizmetindeki siyasetin planlı, kurumsal, güya meşru şiddetini aklayıp, bütün suçu bu sisteme itiraz edenlerin, mesela emekçilerin üzerine yıkmaya dayanır. Oysa terörün politik terminolojideki tanımı aynen şöyledir: “Siyasal bir dava uğruna girişilen, toplumu korkutmaya, yıldırmaya yönelik her türlü eylem”. ‘Her türlü’ ifadesinin altını ısrarla çiziyorum. Bir çocuğu siyaset sahnesine çıkartıp muhalifine küfür ettirmek o ‘her türlü’ ifadesinin içindedir. Aklı başında hiçbir siyasetçi, içinde bir gıdım demokratlık olan hiçbir devlet insanı, feraset sahibi hiçbir yönetici bunu yapmaz. Bu artık aklını yitirmiş bir siyasetin ürünüdür. Açık ve net bir çocuk istismarıdır. O siyasetçi profiline tarihte ne isim verildiğini de hepimiz biliyoruz. Çocuklara kıymayın efendiler! Bu kafaya ne kadar faydası olur bilmiyorum, ama yine de Nazım Hikmet’in o ölümsüz dizelerini hatırlatalım: “Koşuyor altı yaşında bir oğlan / uçurtması geçiyor ağaçlardan / siz de böyle koşmuştunuz bir zaman / çocuklara kıymayın efendiler”. Sahne sırası çocuklara kadar gelmişse, artık çocuklar meydana sürülüyorsa o siyaset tükenmiştir. Miting meydanında eline oyuncak araba tutuşturulan çocuğa mikrofon verip karşıtına hakaret ettirmek çöküşün son perdesidir. Bir çocuğun kendi doğasına aykırı, dünyasına yabancı, bilincine şırıngalanmış ifadeleri karşısında keyiflenen devlet erkanı, siyaset erbabı aslında bir trajedinin oyuncularıdır. Komedi demek isterdim, ama hiç de komik değil. Çünkü sırıtan devlet bize hiç komik gelmedi.
Ekleme Tarihi: 01 Şubat 2022 - Salı

Çocuklar siyaset mezesi değildir

İdris Özyol- Çocuklar bir toplumun, bir ülkenin ortak malı, ortak umudu, ortak geleceğidir. Siyaset, ideoloji, kavga, gürültü üstüdürler. O nedenle çocukların eğitimi, sağlığı, korunması, güvenliği toplum adına devlet denilen ortak mekanizma tarafından üstlenilir. Devlet, çocuğun dünyasına herhangi bir tarafın mensubu gibi dalamaz, öyle şekillendiremez, bu amaçla kullanamaz. Genel çerçeve böyle. Fakat tarihte bunun tam tersi örnekler en acı şekilde yaşandı, yaşanıyor. Örneğin Hitler Almanya’sının son günlerinde eline silah tutuşturulan çocuklar faşist rejimi korumak için Berlin sokaklarına sürüldü. Keza Afrika’nın kimi bölgelerindeki kanlı çatışmalarda kullanılan çocuk askerler dünyanın büyük bir ayıbı olarak gözümüzün önünde duruyor. Tahrip edilmiş, parçalanmış, yıkanmış çocuk bilincinden, oyun dünyasından üretilen kurşun askerler zalimlerin, fanatiklerin, psikopatların küçük silahlarına dönüştürülüyor. Sevimli ölüm makinaları…

‘Göster bakalım Kemal Amca’na’

Aklı başında siyaset çocuğu bir politik figür, bir megafon, rakiplerine saldırttığı bir misket bombası olarak asla kullanmaz. Çünkü insanlığa, insan olmaya aykırı ve son derece tehlikeli bir çabadır bu. Bütün bunları Trabzon’daki mitingde bir çocuğun sahneye çıkartılıp CHP liderine küfür ettirilmesiyle ilgili söylüyorum. “Hadi çocuğum, göster bakalım pipini Kemal Amca’na” müptezelliğinin siyaset arenasına taşınmış halinden başka bir şey değil bu yapılan. Bir babanın diğerine hava atması için oturma odalarında yaşanan bu saçma sapan gelenek, güya kerli felli adamların, devleti yönettiği varsayılan tiplerin, siyasetçilerin önüne taşındığı ve yandaş kitleyi eğlendirmek, coşturmak amacıyla kullanıldığı zaman aslında bir teröre dönüşüyor. Öncelikle çocuğun bilincini yağmalayan bir terör… İkinci olarak da, kitleler üzerinde çocuk diliyle oluşturulmaya çalışılan bir algı, bir yıldırma çabası. Deniliyor ki; “Bakın çocuklar bile size hain diyor. Siz hainsiniz. Kendinize çekidüzen verin, yoksa çocukları dahi üzerinize salarız”. 

Bunun adı ‘çocuk istismarı’dır

Terör kavramı, genellikle şiddet eylemleriyle sınırlandırılmış, böyle bir anlamın içine hapsedilmiştir.  Meselenin bütününü görmememiz, marjinal yapılara odaklanıp, daha organize, daha kapsamlı, daha derin yüzünü saklamak, gerçek terörün ne olduğunu ve aslında kimler tarafından kullanıldığını gizlemek için başvurulan bir yöntem bu. İşin mantığı, sermayenin, egemenin ve onun hizmetindeki siyasetin planlı, kurumsal, güya meşru şiddetini aklayıp, bütün suçu bu sisteme itiraz edenlerin, mesela emekçilerin üzerine yıkmaya dayanır. Oysa terörün politik terminolojideki tanımı aynen şöyledir: “Siyasal bir dava uğruna girişilen, toplumu korkutmaya, yıldırmaya yönelik her türlü eylem”. ‘Her türlü’ ifadesinin altını ısrarla çiziyorum. Bir çocuğu siyaset sahnesine çıkartıp muhalifine küfür ettirmek o ‘her türlü’ ifadesinin içindedir. Aklı başında hiçbir siyasetçi, içinde bir gıdım demokratlık olan hiçbir devlet insanı, feraset sahibi hiçbir yönetici bunu yapmaz. Bu artık aklını yitirmiş bir siyasetin ürünüdür. Açık ve net bir çocuk istismarıdır. O siyasetçi profiline tarihte ne isim verildiğini de hepimiz biliyoruz.

Çocuklara kıymayın efendiler!

Bu kafaya ne kadar faydası olur bilmiyorum, ama yine de Nazım Hikmet’in o ölümsüz dizelerini hatırlatalım: “Koşuyor altı yaşında bir oğlan / uçurtması geçiyor ağaçlardan / siz de böyle koşmuştunuz bir zaman / çocuklara kıymayın efendiler”. Sahne sırası çocuklara kadar gelmişse, artık çocuklar meydana sürülüyorsa o siyaset tükenmiştir. Miting meydanında eline oyuncak araba tutuşturulan çocuğa mikrofon verip karşıtına hakaret ettirmek çöküşün son perdesidir. Bir çocuğun kendi doğasına aykırı, dünyasına yabancı, bilincine şırıngalanmış ifadeleri karşısında keyiflenen devlet erkanı, siyaset erbabı aslında bir trajedinin oyuncularıdır. Komedi demek isterdim, ama hiç de komik değil. Çünkü sırıtan devlet bize hiç komik gelmedi.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.