Aran Mehmet Yanar
Köşe Yazarı
Aran Mehmet Yanar
 

TAKIM YOLUNDA

ggg Savunma yaparak maça nasıl hükmedilir diye düşünüldüğünü varsayarak neden böyle söylediğimi anlatmaya çalışayım. Antalyaspor, bu maçta katı savunma yapmaktan ziyade dengeli oynamaya çalıştı bana göre. Topa sahip olmada rakibiyle kafa kafaya bir maçı geride bıraktı öncelikle. Topu rakibe bırakmış değildi yani. Topun sahada en az uğradığı yer de Antalyaspor ceza sahası ve on sekiz yayı çevresi. Dileyen maç istatistiklerini kontrol edebilir. Bunun yanında rakibini 8 isabetsiz şuta ve duran toptan gol aramaya zorlamış, yani neredeyse hiç etkili top oynatmamış. Bunu ne zaman yapmış peki? Maçın yarısında yapmış ve harika yapmış. Nerede yapmış? Kalesinden çok uzakta yapmış.   Sorularımıza devam edelim. Bir takım neden savunma yapar? Rakibi golle sonuçlanma olasılığı bulunan pozisyonlar üretmesin diye. Peki, bunu ne zaman yapar? Atak halindeyken yapacak hali yok, topu kaybettiği, topun rakipte olduğu zamanlarda yapar. Maçın neredeyse yarısında topa sahip olmuş bir takımın geriye kalan yarıda bunu oldukça iyi yapması, hem de orta sahaya sert bir iki yönlü oyuncu alınmadan mevcut kadrosuyla yapması muazzam bir şey ama bu Antalyaspor defansif oynuyor demek değil. Bu, Antalyaspor takım savunmasını top rakipteyken gayet iyi yapıyor demek. Top kapma kabiliyeti de oldukça iyi demek. İsabetli şut sayısında da rakibini sonsuza katlamışsan ve daha çok organize atak yapmışsan ben buna nasıl Antalyaspor oyuna hükmetti demeyeyim? Daha çok topa sahip olabilse ve daha çok hücum yapabilseydi rakibini ezdi, parçaladı derdik zaten.   Bir de işin denge tarafı da var. Ersun Yanal oyunun iki yönünü dengelemek zorunda çünkü takım kazanılan toplarla kendi yarı alanında daha iyi pas yapabilirken aynı beceriyi rakip sahada gösteremiyor. Topa sahip olma oranını da zaten burası belirliyor. Benim düşünceme göre üst sınıf takımların en önemli üstünlüğü kanatlarda kullandığı oyuncularda gizli. Gözler sürekli merkezdeki yıldızların ve golcülerin üzerinde ama farkı yaratan kanatlar. Gerektiğinde taç çizgisine sırtı dönük oynayabilen, top kontrol ve saklama becerisi yüksek ve sahayı enlemesine kullanabilen kanat oyuncuları, o meşhur, rakibe top göstermeyip topu sürekli döndüren takımların en temel gerekliliği.   Şu anda Antalyaspor’un kazandığı topları erken kaybetmesinin başlıca sebebi bu tarz oyun ve bu beceriye sahip oyuncu eksikliği. Hayran olduğumuz Amilton maalesef bu anlamda yetersiz. Kanat denilince sadece alıp giden oyuncu aklımıza geldiği için bunu fark etmiyoruz ki bence elinde alternatifi olsa Amilton da hocanın birinci tercihi olmaz. Diğer kanatta oynayan Gökdeniz yaşı itibariyle bu meziyetleri kazanabilir ama o da şimdilik sürekli alıp götürme eğiliminde. Yaptıkları katkıları asla küçümsemediğimi de belirteyim ama tarzları ile kendilerini gereksiz yoruyor ve fazladan mesafe kat ediyorlar.   Orta alanda ise oyun kurarken Nuri, Hakan ve Fredy arasında tam olarak aşılamamış bir uyum sorunu var. Top alış verişlerinde Nuri ve Hakan, Fredy’e göre daha hareketsiz kalıyorlar. Hakan zaten oralarda top yapmayı eskiden beridir pek sevmiyor ve aklı bir an önce arkaya top atmakta. Ersun Hoca da bence tüm bunların farkında ve hücum ve savunmayı rakibin gücü oranında dengelemeye çalışıyor. Şimdilik sahaya sürebileceği elindeki en nitelikli kadro bu ve oyuncuların fabrika ayarlarına çok fazla dokunmadan onlardan hem savunmada hem de hücumda maksimum verimi almaya çalışıyor. Maçları da kafasında hayallere kapılmadan bu gerçeklere göre kurguluyor ve öngörülerinde yanılmıyor, maçlar genelde hocanın istediği şekilde gelişiyor. Farklı hücum planları denenebilir mi? Evet ama şu haliyle bile Antalyaspor maçı kazandıracak kadar pozisyon buldu, bu tarz maçlarda da zaten bu kadar pozisyonla maç kazanılıyor.        
Ekleme Tarihi: 26 Ocak 2021 - Salı

TAKIM YOLUNDA

Savunma yaparak maça nasıl hükmedilir diye düşünüldüğünü varsayarak neden böyle söylediğimi anlatmaya çalışayım. Antalyaspor, bu maçta katı savunma yapmaktan ziyade dengeli oynamaya çalıştı bana göre. Topa sahip olmada rakibiyle kafa kafaya bir maçı geride bıraktı öncelikle. Topu rakibe bırakmış değildi yani. Topun sahada en az uğradığı yer de Antalyaspor ceza sahası ve on sekiz yayı çevresi. Dileyen maç istatistiklerini kontrol edebilir. Bunun yanında rakibini 8 isabetsiz şuta ve duran toptan gol aramaya zorlamış, yani neredeyse hiç etkili top oynatmamış. Bunu ne zaman yapmış peki? Maçın yarısında yapmış ve harika yapmış. Nerede yapmış? Kalesinden çok uzakta yapmış.

 

Sorularımıza devam edelim. Bir takım neden savunma yapar? Rakibi golle sonuçlanma olasılığı bulunan pozisyonlar üretmesin diye. Peki, bunu ne zaman yapar? Atak halindeyken yapacak hali yok, topu kaybettiği, topun rakipte olduğu zamanlarda yapar. Maçın neredeyse yarısında topa sahip olmuş bir takımın geriye kalan yarıda bunu oldukça iyi yapması, hem de orta sahaya sert bir iki yönlü oyuncu alınmadan mevcut kadrosuyla yapması muazzam bir şey ama bu Antalyaspor defansif oynuyor demek değil. Bu, Antalyaspor takım savunmasını top rakipteyken gayet iyi yapıyor demek. Top kapma kabiliyeti de oldukça iyi demek. İsabetli şut sayısında da rakibini sonsuza katlamışsan ve daha çok organize atak yapmışsan ben buna nasıl Antalyaspor oyuna hükmetti demeyeyim? Daha çok topa sahip olabilse ve daha çok hücum yapabilseydi rakibini ezdi, parçaladı derdik zaten.

 

Bir de işin denge tarafı da var. Ersun Yanal oyunun iki yönünü dengelemek zorunda çünkü takım kazanılan toplarla kendi yarı alanında daha iyi pas yapabilirken aynı beceriyi rakip sahada gösteremiyor. Topa sahip olma oranını da zaten burası belirliyor. Benim düşünceme göre üst sınıf takımların en önemli üstünlüğü kanatlarda kullandığı oyuncularda gizli. Gözler sürekli merkezdeki yıldızların ve golcülerin üzerinde ama farkı yaratan kanatlar. Gerektiğinde taç çizgisine sırtı dönük oynayabilen, top kontrol ve saklama becerisi yüksek ve sahayı enlemesine kullanabilen kanat oyuncuları, o meşhur, rakibe top göstermeyip topu sürekli döndüren takımların en temel gerekliliği.

 

Şu anda Antalyaspor’un kazandığı topları erken kaybetmesinin başlıca sebebi bu tarz oyun ve bu beceriye sahip oyuncu eksikliği. Hayran olduğumuz Amilton maalesef bu anlamda yetersiz. Kanat denilince sadece alıp giden oyuncu aklımıza geldiği için bunu fark etmiyoruz ki bence elinde alternatifi olsa Amilton da hocanın birinci tercihi olmaz. Diğer kanatta oynayan Gökdeniz yaşı itibariyle bu meziyetleri kazanabilir ama o da şimdilik sürekli alıp götürme eğiliminde. Yaptıkları katkıları asla küçümsemediğimi de belirteyim ama tarzları ile kendilerini gereksiz yoruyor ve fazladan mesafe kat ediyorlar.

 

Orta alanda ise oyun kurarken Nuri, Hakan ve Fredy arasında tam olarak aşılamamış bir uyum sorunu var. Top alış verişlerinde Nuri ve Hakan, Fredy’e göre daha hareketsiz kalıyorlar. Hakan zaten oralarda top yapmayı eskiden beridir pek sevmiyor ve aklı bir an önce arkaya top atmakta. Ersun Hoca da bence tüm bunların farkında ve hücum ve savunmayı rakibin gücü oranında dengelemeye çalışıyor. Şimdilik sahaya sürebileceği elindeki en nitelikli kadro bu ve oyuncuların fabrika ayarlarına çok fazla dokunmadan onlardan hem savunmada hem de hücumda maksimum verimi almaya çalışıyor. Maçları da kafasında hayallere kapılmadan bu gerçeklere göre kurguluyor ve öngörülerinde yanılmıyor, maçlar genelde hocanın istediği şekilde gelişiyor. Farklı hücum planları denenebilir mi? Evet ama şu haliyle bile Antalyaspor maçı kazandıracak kadar pozisyon buldu, bu tarz maçlarda da zaten bu kadar pozisyonla maç kazanılıyor.

 

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve haberimizvar.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.